Sogan meselesi

iuuq_NV_00hpsfmfmjijlnfu_SL_gjmft_SL_xpseqsftt_SL_dpn031210140bhmbunbzbo_NK_tphbo_SL_kqhSuradaki yaziyi okurken aklima geldi: gercekten de kisinin akademik arastirma, yazma, cizme konusunda kendisini tanimasi cok onemli. Yazi kabaca soylemek gerekirse, tez danismaniyla sorunlar yasayan bir ogrenciden bahsediyor. Ogrencinin tez danismanindan aldigi geri donum, geri bildirim, feedback artik hangisini tercih ederseniz, oldukca beklentisinin disinda olacak ki sonunda pes etmis. Meselenin aslinda ogrenciden ya da danismandan kaynaklanmadigini, fakat bu ikisinin birbirlerini, ozellikle de akademik aliskanliklari baglaminda, yeterince tanimadiklarindan kaynaklandigindan bahsediliyor yazida. Mesele su imis ki, ogrencimiz daha cok “drafter” yani “taslakci” diyebilecegimiz bir yazma aliskanligina sahipken, danismanimiz “planner” yani “planci” sinifinda bir yazarmis. Aralarindaki fark isimlerinden de biraz anlasiliyor oldugu uzere, kizimiz arastirmasi ile yazma surecini paralel tutan, dolayisiyle de arastirmaya baslarken ayni zamanda yazmaya da baslayan bir tur. Arastirmanin basinda yazilmis bir metin taslak olma ozelligini tasidigindan solayi sonuc olarak ortaya cikardigi son metin yine taslak benzeri bir sey oluyor. Danismanimiz ise planci oldugundan dolayi, once dusunuyor, tasiniyor, notlar aliyor, musveddeler karaliyor, ve en nihayetinde bir sonuca vardiginda ancak son metnini ortaya cikariyor. Dolayisiyla da birbirlerinden beklentilerinin farkli olmasi bir catisma ile nihayet buluyor. Burada yazarimizin onerisi ise, doktoranin basinda bu iki karakterimizin birbirleriyle bir fikir alisverisinde bulunup birbirlerini akademik aliskanliklar baglaminda, ozelikle de nasil bir yazma metodu takip ettikleri noktasinda daha yakindan tanimaya calismalari.

Buraya kadar hikaye guzel, cozum mantikli. Fakat,

Ben acaba kendi aliskanliklarimi ve nasil bir yazma tarzimin oldugunu ne kadar biliyorum ki bunu danismanimla paylasayim?

Biraz daha karamsar olmak gerekirse (ki neden gerektigini ben de bilmiyorum),

Benim bir yazma tarzim, aliskanligim, gelenegim var mi ki?

Daha daha karamsar olalim,

Acaba bir tarzim olup olmadigini hic dusundum mu ki?

Eger bu soru ve sorunlar dikkatinizi cektiyse asagidaki sogan slayti belki yardimci olabilir kendinizi anlamanizda.

Soyle ki, bahsi gecen yazidan ve slayttan anladigim kadariyla, akademik bir metin tipki bir soganin katmanlari gibi birbirini saran, icten disa dogru dort duzeyden olusuyor:

Tanimlayici: Bilgi aktarimi, tanimlar… vs. duzeyi

Analitik: Bilginin elden gecirilmesi, karsilastirmalar, siniflandirmalar…vs. duzeyi

Ikna edici: Bir arguman gelistirme, iddiada bulunma, bir durus sergileme… vs. duzeyi

Elestirel: Literaturu elestirme, tartismaya dahil olma, alternatifler gelistirme… vs. duzeyi

Taslakci zihniyet ilk asamada yazmaya baslayabiliyorken, planci zihniyet son noktaya gelene kadar yazmazmis.

Siz kimgillerdensiniz?

Advertisements

One thought on “Sogan meselesi

  1. Pingback: Akademik Yazma ve Usul | akademi notlarim

sizce?

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s