Doktora Tezi Sonuç Bölümü Üzerine…

Şu yazıda ve şu yazıda doktora tezinin “giriş bölümü” ile ilgili yazmıştım. Tezin sonuç bölümü üzerine yazacağım bu sefer.

*****

Asıl meseleye geçmeden evvel belirtmek isterim ki, bunları yazabiliyor olmamın tek açıklaması doktorayı bitirmiş, bir tez yazmış olmam. Tezimi henüz bitirmediğim zamanlarda yazdıklarımda özellikle başka yerlerde duyup paylaştığımı belirtiyordum. En birinci kaynağım da How to Write a Better Thesis adlı kitabımdı. Şimdi durum daha farklı. Fakat “ben tezimi bu şekilde yazdım ve siz de bu şekilde yazmazsanız başarısız olursunuz” türünden dar görüşlü bir bakış açısı sergilemek istemiyorum. Benzer şekilde, nasıl akademik çalışma yapılır, nasıl tez yazılır, doktora yapmanın şartları.. şeklinde yukarıdan bakan bir bakış açısına sizi maruz bırakmak da istemiyorum. Çünkü tüm bunlar için sayısız usul olduğuna inanıyorum. Bu sebepten, hep söylediğim gibi, burada yazılanlar, her ne kadar her biri salt öznel nitelikte olmasa da, sadece fikir olarak kabul edilmesini istediğim hususlar.

*****

Sonuç kısmının en az Giriş kısmı kadar önemli önemli olduğu kabul görmüş bir husus. Tez savunmama hazırlanırken yaptığım araştırmalar neticesinde bazı akademisyenlerin değerlendirecekleri tezde önce giriş, sonra sonuç kısımlarını, en son da ana metni okuduklarını öğrenmiştim. Ben de sanırım bu yolu izleyen bir değerlendirmeci olacağım. Fakat, buna ilave olarak ben Giriş-Sonuç-Ana metin-Giriş-Sonuç şeklinde bir yol izleyeceğimi düşünüyorum.

Giriş ile ilgili olarak aşağıdakileri söylemişim:

Belirtmek isterim ki “basarili bir giris nasil olmalidir, simdi size bunu gosterecegim.” seklinde bir yaklasimdan aldatici olmasi nedeniyle ozellikle kacinmak gerekiyor, cunku giris yazmak icin turlu turlu yollardan bahsedilebilir. Bu da calismanin yapildigi alandan calismanin metoduna kadar bir suru unsura bagli olarak degisebilen bir husus.

Sonuç ile ilgili olarak sonuç yazmak için türlü türlü yollardan bahsedilebileceği konusunda şüphelerim var. Metot olarak türlü türlü şekilde yazılabilir olmasına rağmen içerik olarak sonuç kısmının kilit noktaları vardır çünkü. O yüzden Giriş kısmından farklı olarak Sonuç kısmı hakkında net ifadelerle konuşmak daha kolay ve makbul görünüyor. Ama ben yine de Giriş konusunda da yazdığım gibi, en azından başarılı netice almış olan ve;

yalnizca yapi bakimindan bir ornek olarak yardimci olmasi amaciyla cok kisa ozetle kendiminkinden bahsediyorum.

Başarılı olmaya aday bir tezin Sonuç bölümü:

1. Tezde daha önce dile getirilmiş olan problemi ve amacı hatırlatır: 

The main objective of this research has been to apply a Kierkegaardian hermeneutics, which places a particular emphasis on becoming a religious self, to Iqbal’s discussion of becoming a Muslim self.

2. Tezde tartışılan ana konuları tekrar gündeme getirir. Bu kısmın daha önce söylenen şeylerin özensiz bir özeti olmamasına dikkat edilmeli. Zira aynı şeyleri tekrar tekrar söylemenin tezin zayıflıkları arasında nitelendirildiğini biliyorum. O yüzden bu kısım, boşu boşuna sayfa doldurmaya çalışma ya da karşısındakini “anlayışı kıt” muamelesi yapma intibası uyandırmak yerine, “bunları daha önce söylediğimin farkındayım, sadece bütünlüğü sağlama, olan biteni hatırlatma amacıyla, birazdan bahsedeceğim bulgulara nasıl ulaştığımı desteklemesi için toparlıyorum” mesajını verebilmeli.

3. Araştırma neticesinde elde edilmiş bulguları aktarır: Bu kısım belki de en zevkli kısım. Bütün emeklerinizi, içinizde topladığınız ama tartışmanın odak noktasını kaydırmamak adına içinizde tuttuğunuz, dipnotlara yazmakla tatmin olmadığınız düşüncelerinizi geniş geniş dökebilirsiniz burada. Ama bir yere kadar: Tezin içeriğinde yer almayan, tezde argümanlarla destekli olarak yer almamış ve kendi başına ayrı bir problem olan hiç bir konu gündeme getirilmemeli. Diğer bir deyişle, araştırmanın çemberinin dışına çıkılmamalı. Akla gelen bir mesele varsa bu “further research”, çalışmanın akabinde yapılabilecek çalışmalar kısmında dile getirilebilir.

4. Araştırma sürecinde karşılaşılan güçlükleri ve çalışmanın sınırlarını dile getirir. Bu, çalışmanın zayıf noktalarından biri olarak değil, aksine çalışma sürecinde tespit edilmiş ve elde edilmiş bulgulardan biri olarak yer alır. Çalışmayı yapanın sınırlarının ne kadar farkında olduğunu da gösterir. Böylece araştırmacı araştırma yaptığı konuya olan hakimiyetini göstermiş olur.

However, Iqbal’s understanding did not permit of the third principle of Kierkegaardian hermeneutics. This indicates that the study encountered a limitation, which needs to be considered.

5. Daha sonraki araştırmalar için fikir ortaya koyar. Bu kısmın, ilgi duyan araştırmacılara fikir vermekle beraber, tez sahibinin alanıyla ve çalışmasıyla ilgili duyduğu heyecanını ve kararlılığını, konuya ilgisinin devamlılığını göstermesine destek olduğunu düşünüyorum.

Further to this study, it is the intention of the
present writer to conduct more research on…

6. Çalışmanın katkısının ne şekilde ve kime olduğunu dile getirir. “Tamam bu çalışmayı yapmışsın, iyi, güzel, ama ne işimize yarayacak?” sorusunun cevabını içermelidir.

Such studies along these lines of an interreligious
approach, by the present writer and others, will not only contribute to…

Advertisements

sizce?

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s