öğrenciyken para biriktirmenin 5 yolu

bu yazdıklarım daha çok düzenli bir geliri olanlara hitap etmekte…

hesaplı olma konusunda pek de başarılı olmayan biri olarak bu konuda konuşmamam gerekir aslında ama bunca yıllık tüketici olarak az biraz tecrübemiz de olmadı değil. aslına bakarsanız paranızı nelere harcamaya meyilli olduğunuz, para biriktirebilmeniz konusunda etkili hususlardan. ben daha çok teknolojik ürünlere harcadığımdan olsa gerek, parayı elimde tutma hususunda çok başarılı değilim. fakat bu ürünleri alabilmek için de bir miktar biriktirmeniz gerekiyor. işte sizin için küçük ama cebiniz için büyük adımlar atmanız için birkaç fikir:

1. mümkün olduğunca yemeğinizi kendiniz pişirin. her aldığınız ürün organik ve en kalitelisinden olsa bile, kendiniz pişirdiğinizde dışarıda yemekten ne kadar uyguna geleceğini göreceksiniz. hem de çok daha sağlıklı olacaktır. yurtdışında olanlar için marketlerdeki hazır yemek çeşitliliği, türkiyede olanlar için lezzet, dışarıda yemek yemeye sevkedici unsurlar olabilir. fakat haftanın yarısından çoğunu dışarıdan yiyerek geçirmek hem midenize zarar, hem cebinize. buna öğle yemekleri de dahil tabi ki.

2. 5 arkadaş biraraya geldik. 5 odası da ayrı ayrı kiraya verilen bir ev bulup her birimiz bir odayı kiraladık. böylece bütün ev bizim oldu. çok güzel bir sistemimiz vardı. her birimiz ayda 50 sterlin mutfak masrafı için ayırıyorduk ve 250 sterline bir ay boyunca gayet güzel geçiniyorduk. her gün birimiz yemek pişirirdi, böylece ayrı ayrı mutfak masrafı yapmak yerine güçlerimiz birleştirip birlikten doğan gücü değerlendirirdik 🙂 diğer taraftan her birimizin ayrı odaları olduğu ve ev de çok büyük olduğu için bu kadar kalabalık yaşamak pek zor olmuyordu. aynı sistemi şimdi arkadaşlarım devam ettiriyorlar ve hala da gayet yolunda bildiğim kadarıyla. şimdi, eşim ve benim, yalnızca ikimizin mutfak masrafı kalabalık bir evde kalırken olandan fazla olabiliyor. özel durumlar ya da çok yoğun olduğumuz zamanlar dışında gerek öğle, gerek akşam dışarıdan hazır yemek almamaya çalışıyoruz. fakat aradaki fark gösteriyor ki, kişi sayısının çokluğu bereketi de beraberinde getiriyor. demek istediğim şu ki, eğer birlikte yaşayabileceğiniz en az bir arkadaşınız varsa bile hiç durmayın birlikte ev tutun ve mutfak bütçenizi ortak belirleyin. bu da bi fikir 🙂

3. son zamanlarda kullanmaya başladığım ve oldukça faydalı bulduğum bir uygulama var: toshl. aylık bir bütçe giriyorsunuz ve yaptığınız bütün harcamaları kaydediyorsunuz. harcamayı yaptıktan hemen sonra yazarsanız daha kolay olur. o da size ne kadar paranızın kaldığını gösteriyor. böylece allah allah bu para nereye gitti, demiyorsunuz. ben oldukça sevdim programı. telefonuma indirdim. hem androidler için hem de iphone için uygulaması mevcut. tavsiye ederim.

4. ek bir banka hesabınız olsun. her ay kendi zaruri harcamalarınız ve harçlığınız dışındaki para miktarını ayın başında bu hesaba gönderin ve orada biriksin. türkiye’de birden fazla banka hesabınızın olması mümkün. internet bankacılığı gelişmiş bir bankadan hesap alınabilir bunun için. fakat burada her zaman mümkün değil. yine de birçok bankada hesabınızı ikiye bölebiliyorsunuz ve internetten işlemleri çok kolay ve güvenli şekilde halledebiliyorsunuz.

5. yurtdışındakiler için söylüyorum: kıyafet alışverişinizi türkiye’ye saklayın. söylememe gerek yok belki ama, hem çok çok daha ucuza, hem de çok çok daha kaliteli ürünleri türkiye’de bulabilirsiniz. bazı markalı ürünler burada daha ucuz, dolayısıyla tercih edilebilir fakat yine de türkiye’de kalitesiz ürün bulmak kalitelisinden daha zor gibi. çok basit bir örnek, geçenlerde yüksek indirimli bir kıyafet aldım, çok özelliği yoktu fakat hem indirimli olması hem de beğenmiş olmam etkili oldu almamda. bir süre sonra farkettim ki ödediğim miktar her ne kadar düşük görünse de türk parasına çevirdiğimde iyi bir miktar yapıyor ve ben değil o miktara, 2/3’ü ile bile daha kalitelisini ve güzelini alabilirim türkiye’den. ve buralara katkı sağlamaktansa kendi ülkemin ekonomisine katkı sağlamak da mantıksız değil. kıyafeti geri götürdüm ve şimdi türkiye’ye gideceğim zamanı iple çekiyorum :). bir diğer örnek, buralarda kaliteli bir kot pantolon almak istediğinizde en az 40-50 sterlini gözden çıkarmanız gerekiyor ki bu da yine yüksek bir türk lirasına denk geliyor. ben türkiye’de üretilen mavi jeans’in kotlarının kalitesini hiç bir kotta görmedim. her ne kadar pahalı olsalar da, iyi bir ürün almak istiyorsam neden 50 sterlin verip kalitesi daha düşük bir ürün alayım ki? buralarda bile, kaliteli ve marka olarak bilinen t-shirtler ve havlularda da “made in turkey” yazısı dikkatinizi çekmiştir.

sizin hesaplı olma konusunda bir yönteminiz var mı?